Asker kocamı ziyaretimdeki hikayem

Asker kocamı ziyaretimdeki hikayem

Sıcak bir temmuzdu. Asker olan kocamı ziyarete gidiyordum otobüsle… Üzerimde askılı beyaz bir body, altımda tanga üzerine diz üstü bir etek vardı. Sevişmeyeli tam iki ay olmuştu. Çok azgındım. Evlenmeden önce de birkaç erkekle uzun süreli ilişkim olmuştu ve bakire gitmemiştim kocama. Ama o kabul etmişti.
Yola çıktım çıkalı içim bir hoştu… Birileri ile yatma isteği vardı içimde… İlk defa kaynana baskısından uzaktım ve özgürdüm. Nereye gittiğimi, ne yaptığımı sorgulayan o zebellah kadının baskısından kurtulmuştum bu yolculukta… Ama bir yandan da kendimi benim gibi aç olan kocama saklamak isteği vardı içimde… Deli gibi sevişmeyi planlıyordum kocamla ve kendimi ellemekten bile kaçınıyordum.
Hava kararmış çoğu yolcular uyumuştu. Muavin ve bazı yolcular sık sık yanımdan geçiyor, badimden rahatlıkla görünen memelerime ve toplanmış eteğimin altındaki uzun bacaklarıma bakıyorlardı. Bu durum beni tahrik ediyor, onlar geçerken daha çok eğiliyor memelerimi gösteriyordum.
Otobüstekilerin hemen hepsi kaba saba, aç bakışlı tiplerdi, yanlarındaki kadınlar da çoğu kapalı, biçimsiz, şişman bedenleriyle onlara yakışır vaziyettelerdi. Yani içlerinde bir tek ben vardım bakımlı, parfüm sıkmış ve onlara göre çok cesur giyinmiş olan. Tabii bir de 21 yaşında olmanın körpeliğini de unutmayalım.
 
Uzun ve sıkıcı yol böyle geçti. Akşamın ilerleyen saatlerinde otobüs mola verince önce tuvalete gidip makyaj tazeledim. Parfüm sıktım bolca ve mola yerinin bahçesinde elimdeki kolayı içerek gezinmeye başladım. Bir sürü aç herifin ortasında tek güzel kadın olmak heyecanlandırdığı kadar korkutuyordu beni… Bir anda arkamda birini hissettim, karanlıktı biraz da… Yanıma yaklaştı ve fütursuz bir tavırla,
”Ulan orospu, deli ettin milleti… Senin anan baban kocan yok mu?” dedi. Dondum kaldım. Terslesem işler karışabilirdi.
”Kocamın yanına gidiyorum…” dedim sanki hakaret etmemiş de, normal bir konu açmış gibi yanıtladım adamı… Bir yandan da kullandığı orospu lafı azdırmıştı beni. Adam benim tepkisiz, gayet normal konuştuğumu görünce yumuşayıverdi. Eliyle bahçenin tenha köşesini gösterip,
“Gel konuşalım biraz… Sıkılmışsındır saatlerdir tek başına koltuğun tepesinde…“ dedi. Beraber gezinip sohbet ediyorduk. Gerçekten canım sıkılmıştı. İki laf edecek insan arıyordum. Öyle ki kısa zamanda kocamın asker olduğunu, iki üç aydır ayrı olduğumuzu, her şeyi öğrenivermişti. İlgiyle dinliyordu beni, arada sırada konuyu açıcı detay sorular soruyor, ben de anlattıkça anlatıyordum.
”Yaşadı asker ağa, üç gün kalkmaz üstünden…” falan dedi. Ben cevap vermedim. Sürekli gülümsüyordum.
”Yanıyosundur kız sen şimdi…” dedi.
 
Cevap vermedim. Mola bitti. Otobüse bindik. O adamın beni bir önümdeki koltuğun yanında oturduğunu fark ettim. Korktum biraz. Bana orospu demiş ve ben de onunla muhabbet etmiştim. Kesin sarkar dedim kendi kendime. Öyle de oldu.
Sık sık benim üst tarafımdaki çantalarla oynuyor güya düşmesin diye düzeltiyordu. Biraz dikkat edince aletinin sertleşmiş olduğunu gördüm. Resmen bana fark ettirmeye çalışıyor benim de gözüm ister istemez takılıyordu önüne. O da pis pis sırıtıyordu. 35-40 yaşlarında esmer bir tipi vardı. Bana orospu deyişi kulaklarımda çınlıyordu. Bir ara yanında karısı olduğunu fark ettim. Rahat 90 kilo kapalı çirkin bir kadındı.
Kocamın askerlik yaptığı ile geldik. Valizim olmadığı için hemen inebilmiştim otobüsten. Hava yeni aydınlanmıştı. Bir kahvaltı etmek istiyordum. Sağa sola bakınırken o adam yanımdan geçti. Geçerken de
”Bekle, bir yere gitme, geliyorum…” dedi ve gitti.
Şaşırmıştım. Hemen oradan ayrılmam gerektiğini biliyordum ama nedense yapamıyordum. Adam biraz ilerde karısı ile başka bir kadını bir taksiye bindirdi. Taksi gidince de bana doğru gelmeye başladı. Yine pis pis sırıtıyordu. Onun gelmesini beklediğime inanamıyordum. Yanıma geldi,
”Hadi gidelim bebek…” dedi. Koluma girdi yürümeye başladık.
”Karnım aç…” dedim. Sanki bu adamla yürüyüp gitmem değildi problem olan, karnımın açlığıydı sadece…
”Hallederiz” deyip beni yürütmeye devam etti.
 
Bir müddet sonra hemen yakındaki sanayide bir lokantaya girdik. Çay ve tost söyledi. Herkes tanıyordu onu… Benimkiyle kendi aralarında konuşup duruyorlardı. Sadece orospu kelimesini anlıyordum. Ordaki adamlar bana bakıp sırıtıyorlardı. O sırada kocam aradı geldin mi diye. Geldim dedim. Bana birliği tarif etti.
”Çok özledim seni… Ama hemen gelme. Eğitim ve spordayız, öğlenden sonra gel” dedi.
Ben kocamla konuşurken adam elini dizime koyup okşamaya başladı. Çok heyecanlanmıştım. Kocam,
”Yüz verme sarkarlar, efendi gibi bir pastanede otur” dediği sırada biri sarkmakla kalmamış, ben kocamla konuşurken bacağımı okşuyordu.
”Tamam merek etme…” diyebildim zorla ve kapadım telefonu.
”Doyduysan gidelim…” dedi.
Kendime hayret ediyordum ama içimi yakıp kavuran seks açlığı beni bir çıkmaza sokmuştu. Tek kelime ters laf edemediğim gibi ne isterse yapıyordum.
”Olur” dedim. Bir taksi çağırdı. Lokantadan çıkarken başka bir adam,
”İyi düşürmüşsün malı… Çok tazeymiş, işin bitince bize de yolla” demez mi.
Adam sırıttı bişey demedi. Ama ben deli gibi tahrik olmuş, ıslanmıştım. Beni beş paralık bir orospu sanmışlardı. Neyse taksiye bindik şoföre bir şeyler söyledi. Az sonra şehre gelmiştik. Adam sürekli dizimi okşuyordu. Dar sokaklara girdik ve harap bir evin önünde durduk.
 
”İniyoz” dedi.
Peşinden kuzu kuzu indim. Taksiciyle bir şeyler daha konuşup yolladı. Anahtarla kapıyı açtı.
”Gir” dedi.
Ya hayret ediyordum adam beni resmen eve atıyordu. Onun rüyasında bile göremeyeceği kadar genç ve güzeldim. Ama nutkum tutulmuştu ve birazdan beni becereceğini bile bile peşinden girdim eve.
İçerisi darmadağınıktı ve çok havasızdı, korkunç da sıcaktı. Odada sadece açılmış ve üzerinde buruşuk çarşafların olduğu bir çekyat vardı. Oraya oturdu ve bana mutfağı gösterip
”Bir çay koy bakalım orospu…” dedi.
Gülümsedim. Mutfakta çaydanlığı ve çayı bulup küçük tüpe koydum çakmak yoktu. İçeri yanına gidip
”Çakmak lazım” dedim.
Cebinden bir kibrit çıkarıp uzattı. Yaklaştım alırken elimi okşadı. Tam gidiyordum ki
”Dur” dedi.
Durdum öylece arkam ona dönük şekilde. Kalktı belime sarıldı. Boynumu öpüp yaladı. Tahrik olmuştum kıpırdayamıyordum.
”Şu üstündekini çıkar da öyle demle çayı” dedi. Bir an öylece kaldım. Sinirlendi,
”Hadisene orospu…” dedi.
Hemen çıkardım bodymi ve sütyen kullanmadığım için armut biçimli uçları yukarı bakan memelerim açıkta kalmıştı. Neden bilmiyorum  ama
”Eteği de çıkarayım mı?” diye soruverdim. Hala şaşıyorum buna.
 
”Çıkar” dedi. Çıkardım. Hiç tanımadığım kronun önünde tek tangamla kalmıştım.
”Hadi çayı demle şimdi…” dedi.
Sırılsıklam bir şekilde çayı koydum. Gelir sandım ama gelmedi. Su kaynayana kadar ne yapacağımı bilmiyordum. Mutfakta mı beklesem yanına mı gitsem diye düşünürken yine cebim çalmaya başladı. Kesin kocamdı. Koşarak içeri gittim açar maçar diye. Adam çekyata uzanmıştı çantam hemen yanındaydı. Teli açtım, kocamdı.
”Ne yaptın?” dedi.
”Bir pastanede oturuyorum. Buluşacağımız saati bekliyorum aşkım…” dedim.
Tüm bunları çırılçıplak, üzerimde sadece tangayla tanımadığım bir kronun önünde söylemek iyice tahrik etmişti beni…  Oradan buradan konuşurken adam eli ile yanını gösterip oturmamı istedi. Sesini çıkarmasın, kocam duymasın diye hemen yanına oturdum.
Belim çekyatta yanlamasına uzanmış olan adamın dizlerine temas ediyordu. Ben kocamla konuşurken o da sırtımı okşamaya başladı. Kocam spordan kaytarmış, beni aramıştı. Zaman geçirmem için konuşuyor, beni, benimle sevişmeyi ne kadar çok özlediğini anlatıp duruyordu. Ben de ona karşılık veriyordum tabii ama, tanga külot haricinde çırılçıplaktım ve yabancı bir adam bedenimi okşuyordu bu arada… Ne kadar aşağılıktım. Ama bu durum hoşuma gidiyodu.
Adam işi ilerletmiş mememi avuçlamıştı. 85 beden memem avucunda kaybolmuştu. Zevk alıyordum. Şehvet duygusu her yanımı sarmıştı. Nefesim sıklaşmış, konuşmakta zorlanıyordum ama kocam anlamıyordu çok şükür. Müthiş bir heyecandı. Sırtım öpülüyor iki memem de avuçlanıyordu.
Beni kendisine çekerek yanına yatırdı. Bir eli ile memelerimi okşarken diğeri ile popomu mıncıklıyor, boynumu yalıyordu. Bense bir taraftan kocamla konuşuyor, bir yandan da yabancının vücudumun her bir köşesinde yaktığı alevlerin arasında zevkten kıvranıyordum.
Sonunda kocam tekrar spora gitmek için telefonu kapatınca rahatlayabildim. Adama doğru döndüm ve
”Neler yapıyorsun bana? Kocam anlayacak diye ödüm koptu” dedim.
Cevap vermeye bile tenezzül etmeden dudaklarıma yumuldu. Bıyıkları batıyordu. Ben de karşılık verdim ve onun dudaklarını emmeye başladım. Sarıldım. Hala giyinikti. Elimi gömleğinin altından sokup kıllı göğsünü okşamaya başladım.
Popomu mıncıklıyor, beni deli gibi kendine çekiyordu. Dudaklarımız ayrıldı ve memelerimi emmeye başladı. Bitmiştim resmen. Mememin tekini koca ağzına alıyor, şapırdata şapırdata emiyor, doyunca ötekine geçiyordu.
”Çok tatlısın orospu” diyordu.
Gülümsedim. O orospu dedikçe omuzlarını emiyor, dişliyordum. Biraz serbest bırakınca ben de onun kıllı ter kokan göğsünü emip öpmeye başladım. Saçlarını okşuyor memelerimi göğsüne bastırıyordum. Adam doğrulunca beni altına alacak ve ben isteğime kavuşacağım sandım. Ama adi herif beni öylece bırakıp tekrar oturdu ve
”Çay ne oldu?” dedi. Deli olmuştum sinirden…
”Boşver çayı…” deyip boynunu emmeye başladım. Memelerimi ağzına vermek için biraz doğrulunca adam beni itekledi ve
”Çay içecez kaltak kızdırma beni” diye bağırdı.
Korkmuştum. Kalktım, mutfağa gidip çayı demledim. Ne yapmalıydım bilmiyordum. Beni o azdırmıştı. Bunca aylık açlıktan sonra kocamla sevişmeyi bekleyemeden kollarına atılmamı sağlamıştı. Delirtmiş, kudurtmuştu. Şimdi ise bir an önce yatırıp sikmesini beklerken, beni çay demlemeye gönderiyordu. Deli mi ne?
Ben kara kara bunları düşünürken o da yanıma geldi. Sevindirik oldum gelmesiyle… Her şeyi unuttum ve içimdeki açlığı bastırmak için kollarımı boynuna dolayıp bıyıklı dudaklarına yapıştım.
”Ne azgın kaltaksın sen be, amına kodumun orospusu…” dedi.
Gülümsedim. Düğmeleri açık gömleğinden terli vücudunu yalamaya başladım. Kötü azmıştım. Beni yine itti. Çay hazırdı. Bardakların, şekerin yerini gösterip içeri gitti. Ben de acele acele iki bardak çay doldurup yanına gittim.
 
”Otur içelim” dedi. Tepsi ortamızda oturduk çaylarımızı içerken bana bakıp bakıp orospu diyordu. Gülümsüyordum. Saçlarımı okşuyor enseme dokunuyordu. Çayı bitince,
”Doldur bakalım…” dedi.
”Yeter artık… Çay istedin, içtin işte…” diye yanıtladım. Tepsiyi kenara koyup yine kıllı göğsünü öpmeye başladım. Bir süre yaladıktan sonra beni yine itekleyip
”Çay koy orospu, doymadım…” dedi. Doldurdum yine ve getirdim önünde tepsiyi koymak için eğildiğimde memelerimi okşamaya başladı. Ne mutlu ki başka çay istememiş
”Gel bakalım yanıma orospu.” dedi. Hemen dizine oturdum ve memelerimi emmeye başladı. O sırada bu sefer onun cebi çaldı. Konuşuyordu ve o konuşurken ben omuzlarını emiyordum. Kapadı.
”Çıkar şu donunu…” deyip kaldırdı beni.
Tangamı çıkardım artık önünde 21 yaşın körpeliği ile çırılçıplaktım. Elini tutup kaldırdım onu ve önce gömleğini, pantolonunu ve donunu çıkardım.
Bu esnada sürekli bana küfür ediyordu. Aleti kıllıydı. Uzun ve kalındı. Daha ilginci uçtan dibe doğru daha da kalınlaşıyordu. Hoşuma gitmişti siki. Sertleşmiş ve karnına yapışmıştı resmen.
Önüne diz çöktürdü ve ellerimi sikinin üstüne koydu. Önce yavaş yavaş boydan boya okşadım. Sonra kavrayıp kendime çekmek istedim ama o kadar sertti ki karnından ayırıp kendime çekemiyordum. Başımı tutup taşaklarına doğru çekti.
Çok kıllıydı, hoşlanmazdım bundan ama çok azmıştım. Kıllı taşaklarını önce öptüm sonra bir iki dil darbesi yapıp sonra da yalamaya başladım. Bir süre yaladıktan sonra sikine çıkıp yalamaya başladım. Yanağımı karnına yaslayım sonunda ağzıma aldım başını. İnlemeye başladı. Ağzımın içinde döndürüp emiyor, sıkıyordum. Tadı hoştu. İnlemeleri gelince
”Boşalacak mısın?” dedim.
”Bir mahzuru mu var orospu?” dedi.
”Yoo…” dedim.
Devam ettirdi. Bir süre sonra beni yavaş yavaş kaldırmaya başladı ben de kalkarken vücudunu yalıyordum. Hiç duymadığım ilginç bir kokusu vardı. Meme uçlarını emerken
”Hiç yarak yedin mi?” diye sordu. Hayır diye salladım başımı.
”İyiiii şimdi siftahı yapacan kaltak” dedi. Beni çekyata sırtüstü yatırdı ve dudaklarımı memelerimi karnımı dakikalarca yaladı emdi kıvranıyordum. Sıra amıma gelmişti. Deli gibi yalıyor burnunu bile gömmeye çalışıyordu.
”Lan ne tatlı amcığın var senin… Mis gibi kokuyo valla, bizim karılar camız gibi yanına yaklaşılmıyor” diyor yine emiyordu. Sesim artmaya başlamış kıvranıyordum. O da amımı yalarken konuşuyor,
”İyi ki sizin gibi orospuları kendilerine nikahlı karı yapıp buralara getiriyolar bizim gözümüz de karı görüyo yoksa sizin gibi bakımlı kaltakları nerdeee sikecez?” diyodu.
Kulaklarım uğulduyor boşalıyordum kromun altında. Kalkıp göğsüme oturdu sikini memelerimin arasına gömüp bastırıyor bana doğru ittikçe ağzıma sokuyordu. Aşağı kaydı bacaklarımı omzuna aldı ve sikini sürtmeye başladı. Delirmiş inliyordum. Sonra hızla bir anda hepsini içime sokunca çığlık atmıştım. O da
”Sus orospu” deyip dudaklarımı ağzının içine hapsedip içimdeki hayvanı ufak ufak kıpırdatıyordu. Bir yandanda
”Lan bizim karınınki folluk gibi, seninki fındık kadarmış be…” diyor, bir yandan da sokup çıkarıyodu. Bacaklarımı beline doladım kendime çekiyordum. Sırtını tırmıklıyordum.
O sırada benim cep çalmaz mı? İçimden “kahretsin. şimdi aranır mı?” dedim. Ama açmazsam da olmazdı. Üstümdeki kıro arka tarafındaki telefonumu bulup verdi
”Aç da gavat kocan kıllanmasın” dedi.
Açtım. Kocam bana sevgi sözcükleri söylerken, özlediğini. heyecanlandığını söylerken, ben de üstümdeki kıronun sikini içimde sıkıp bırakıyordum.
Harika siki dibe doğru kalınlaşıyor olduğundan, girdikçe amımı zorluyordu. Halbuki yattığım erkeklerin hemen hepsimde ya kafaları az bişi kalın sonrası ince ya da tamamı ince idi. Kocamınki ise hem ince hem kısaydı.
Neyse kıro içimde hafiften gidip geliyor memelerimi emiyor ben de onu içimde sıkarken kocamla konuşuyordum. Çok aşağılıktım çok. Hakiki orospuydum ben. Ama hoşuma gidiyordu işte ne yapayım.
Kocam nefesimin sıklaştığını hissetmişti. Ona biraz yürüdüğümü birkaç kıronun peşime takıldığını benim de koşar adımlarla pastaneye geldiğimi nefesimin ondan böyle olduğunu söyleyiverdim. İnandı garip. Bir de,
”Kırolara yaklaşma bile… Eller melerler, sen de terslersin, başın derde girer” demez mi.
Gülsem mi ağlasam mı. Ben de içimdekini iyice sıkıp beline doladığım bacaklarımla kendime doğru çekiverdim bu lafın üzerine. Neyse yine kapadık teli.
Kıro hızlanmış, hayvan gibi böğürerek sokup çıkarıyor, sert memelerimi yoğuruyor, uçlarını sıkıyor, bazen de hepsini ağzına alıp emiyor ısırıyordu. Ben de erkeğime sımsıkı sarılmış neresi denk gelirse öpüyor, omuzlarını emiyor, dudaklarını yalıyordum. Ara da bir de elimi bacak arama arkadan uzatıp amıma giren sikini ve taşaklarını okşuyordum. Kıro delirmiş ve hızlanmıştı. Çığlık çığlığa boşalıyordum sürekli. Kıro da bana
”Bağırırsın tabi orospu, sizi kocalarınız hanımefendi gibi sikiyolar, alışık değilsin böle sikilmeye… Amının darlığı deli etti, kocan hiç mi sikmedi kızım?” diyordu. Bense gülümseyerek
”İşine bak, hızlı hızlı…” diye inliyordum. O da
”Merak etme şıllık, altımda kocasına seni seviyom diyen orospuya daha neler neler yapacam” diyodu.
Bir süre sonra tüm kıvrımlarını hissettiğim siki şişmeye başlamıştı.
”Korunuyonmu lan orospu?” dedi.
”Hayır sakın ha…” dedim zorlanarak ama hiç içimden çıksın istemiyodum da. Kıro
”Bana ne kaltak, ben bulmuşum fındık kadar amı, döllemeden bırakır mıyım?” demezmi.
Heyecandan ve korkudan kudurmuştum. Ne olur diye yalvarırken bile kıvranıp içimde sıkıyordum sikini.
”Sus amına kodumun orospusu, amın döl görsün gebe kal da gavat kocan yorulmasın” diyerek gidip geliyor memelerimi ısırıyordu. Ben hayır dedikçe daha çok yükleniyordu.
”Geliyoooommm… Orospuu… Fındık gibi amcığını döl ile dolduracaaammm…” diyerek ateş gibi döllerini narin amıma fışkırtmaya başladı. Yapacak bir şey kalmamıştı kurtulmam imkansızdı zaten istemiyordum da… Ben de kendimi kasmayı bırakıp
”Oohhh… Döllerin yaktı içimi…” dedim.
”Gebe bırakcam seni” diyerek fışkırıyordu bir yandan da sertliğini koruyan sik içimi delip duruyordu. Boşalması bittiği halde inmemişti. Ve devam ediyor, bacaklarımı bileklerimden tutup havaya kaldırıyor ve
”Döllerim amcığının dibine gitsin de benden bebe doğur kaltak…” diyordu. Ben de inleyerek sikini sıkıyor popomu kıvırıyordum.
Durdu, dinlendi, sikti beni adam… Bir amuda kaldırmadığı kaldı. Her pozisyonu denedi üstümde… Önümden arkamdan… Öğleden sonra kocama gidiş saati yaklaşana kadar sikti. O kalın sikini batırıp çıkarmadığı, zevk vermediği yerim kalmadı.
Ayının yatağından çıkıp kocamın kollarına gittiğimde sikilmekten dizlerim titriyordu. Yine de karılık vazifelerimi yerine getirdim. Kocamın incecik sikini yerken, orgazm taklidi yaparken o kadar mutlu oldu ki zavallım…

Telefonda boşalmak ister misin? Hemen ara aşkım : 00353 515 737 08